1 Haziran 2013 Cumartesi

Ben Geldim Ben Geldim

İtiraf ediyorum; burayı unutmuşum.

Digital Daggers isimli bir grubun ''The Devil Within'' parçasını herkese hediye ederek başlamak geldi içimden. Bir özelliği yok sadece şuan dinlediğim ve çok sevdiğim bir parçadır kendileri. Görece güzel başka versiyonları da vardır ama bunu sevmişseniz veya sevmemişseniz birde bu grubun ''Newyork, Newyork'' cover'ını dinleyiniz ve dinletiniz. Polly Scattergood.. Crysis 2 severler iyi bilir.

Yazımın sonunda ilgili bağlantıları bulabilirsiniz.

Bazılarınız hatırlar, yeryüzünde aktif olduğum kadar sanal kesimde de çeşitli portallar vasıtasıyla uluslararası ağlarda oldukça aktiftim. Yeri geldi owner oldum, yeri geldi sadece guest ile yetindim ama her şeyin bir dozajı var yani biz kendimizi etik açıdan pazarlamıyor idik en azından. Twitter hesabı hiç açmadım, stilini beğenmedim. Facebook hesabım vardı, yeni tasarım dahilinde kapatalı 2-3 yıl civarı oldu sanırım. Numaramdan veya mailden bana ulaşanlarla görüştüm, görüşüyorum. Zerre umurumda olmayan kesim gene aynı yerde kaldığında şaşırmamıştım açıkçası.
Bunların sosyallik olduğunu hiç bir zaman düşünmemiş olmamı yadırgayan şahısları saygıyla selamlıyorum. 7 sene önce 6000 küsür takipçiyle sezona girdiğimi de bilirim. Hemen cevaplar gelir; zaten ara sıra bakıyorum, ooo feyssiz olurmu ya!!, sen ne anlarsın!! falan.. Veyahut benimle aynı düşünceleri paylaştığını söyleyip ömrünü bunlar karşısında geçiren. Riyakarsın arkadaş kabul et bizi de yorma dimi? Tamam sakin ol şampiyon sosyallik demeyelim o zaman? Sosyallik veya artık her ne sıfatla anılıyor ise benim için fark etmez. Kullananları eleştirmiyorum, sistemi eleştiriyorum. Bakarsın bu eleştirdiğim sistemi, kendisini eleştirmek için kullanırım bir gün. Neden olmasın?
Neden rahatsız oluyorsun ki? Herhangi bir felsefe, düşünce veya inanç düzeni değil ki benliğini eleştirdiğimi düşünesin. Mesela Apple'ın da politikalarını beğenmiyorum ve bu sefer hemen çevremde iPhone kullananların savunmalarına şahit oluyorum. Bende kendisini senelerce kullandım hatta geçen seneye kadar ülkemize resmi olarak ilk giren iPhone 3g'lerden birine sahiptim ve ilk aylar her gören dalga geçmişti. Kıçına giyecek don olmayan adamın elinde bu aletten göreceksiniz dediğimde gülenler oldu. O zamanlar alternatif yoktu eğer olsaydı bana daha çok hitap ettiği için şuan ki gibi yine S3 ve Android derdim. 5 sene civarı geçti hadi günümüze bakar olursak adamın elinde 3000 lira verilmiş bir mobil cihaz var ama içinde kontör yok. Bu durum her gün en az bir paket sigara tüketip ''eve et alacak param yok.'' diyen şahıslar içinde geçerli ki çok acınası bir durum.

Beni tanıyanlar artık bir vakit sonra ''ne alaka?'' sorusunu sormamayı öğrenirler çünkü konu olarak oradan oraya atlamışım gibi gözükse de aslında aynı olan konuyu, kendi deneyimlerimi de gösterip farklı örneklerle vurguluyorum. Anlayana tabi..

Bir de daha bitirmeden sözümün kesilmesinden nefret ederim çünkü bütün olan konuşmamı her hangi kısımından kestiğin vakit asıl amacından çıkmış olması, anında anladığını sandığın ama anlayamamış olduğun ve iç güdüsel olarak fevri cevap verip bunun üzerine benden alacağın cevap ile yerin dibine girmen seçeneklerin en başındadır ki bence gayet makul.

Belki biraz garip bir giriş yapmış olabilirim tabi güzel eleştirilecek şeyler de var sonuçta bütün var oluş saçmalıklardan ve insan müsveddelerinden ibaret değil. (:

http://www.youtube.com/watch?v=Q-bq5VyHWEo (Digital Daggers - Devil Within)
http://www.youtube.com/watch?v=HYGioIKKysg   (Newyork, Newyork)
http://www.youtube.com/watch?v=oBwReBKYs2s (Buyurun Crysis 2 versiyon)

Bir parça daha tavsiye edeyim gider ayak.

http://www.youtube.com/watch?v=rNpBahr49mA (Ellie Goulding - Figure 8)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder